sinecine ISSN: 1309-5838

Editörden: S. Ruken Öztürk’ün Sunuşu (14. Sayı)

Merhaba,

Dergimizin 14. ve yılın son sayısı (Güz) ile karşınızdayız.

Bir önceki sayıyı yaparken zor zamanlardan geçiyorduk, aynı durum şimdi de söz konusu. Şehrimizde bombalar patladı, travmatik bir darbe girişimi yaşadık. Bu zor süreçte işinden olan danışma kurulu üyelerimiz de oldu. Ayrıca sinema dünyasından bizi üzen ölümler de oldu son zamanlarda: Vedat Türkali’yi kaybettik. Çok yakın zamanda genç denebilecek bir yaşta bir yıldızı, Tarık Akan’ı da kaybettik. Zor zamanlarda motive olabilmek, yola devam edebilmek de güçleşiyor; herkes benzer bir ruh halinde, ancak çalışmak zorundayız. Bazen hatalar da yapabiliyoruz, kusursuz değiliz elbette. Nitekim bir önceki Bahar sayımızda bir yazım yanlışı yaptık. Hem kapakta hem de içindekilerde yazar adı doğru olduğu halde (Cemal Sakallı)  63. sayfada makalesinin başında yanlışlıkla yazar adı Cem Sakallı olarak basıldı. Cemal Sakallı hocadan bu teknik sorun ve yanlışlık nedeniyle çok özür dileriz.

Bu sayıda inanılmaz bir yazı akışı vardı. sinecine: Sinema Araştırmaları Dergisi’ne gelen yazı sayısı her geçen dönemde artıyor ve elbette baştan elenenler ya da süreç içinde hakem eleştirileri ve görüşleriyle elenenlerin sayısı da çok oluyor. Hakem sürecinden başarıyla çıkanlar da bu sefer çok oldu. Başarılı olanların hepsini de bekletmeden bu sayıya yetiştirmek istedik. Tüm bu süreç içinde hatalarımız olursa affola şimdiden.

Söz ettiğimiz gibi en çok makale basılan sayı bu sayı oldu. Bu nedenle bu sayıda bir çevirimiz de yok. Kabul alan makale sayısı sekiz, ayrıca Değini köşesinde yer alan Seçil Büker hocanın yazısı da bir makale genişliğinde, kapsamlı bir yazı. Bu nedenle dokuz makale ile karşınızdayız diyebiliriz. Yerimiz az, sadece isimlerini anarak ilerleyebileceğiz, hepsi de farklı üniversitelerde çalışıyor: İlk yazımız Öğr. Gör. Dr. Aydın Çam’a ait: “Sinemasal Mekânlar ve Sinemasal Mekânların Çözümlenmesi”. Dergimizde yazar olarak üçüncü kez yer alan, aynı zamanda danışma kurulumuzda bulunan (ama yazarımız olduğu için bu sayıya özel olarak kurulda bulunmayan) Prof. Dr. Serpil Kırel ve doktora tezini yazan Oya Kasap Ortaklan’ın birlikte yazdıkları “İmparatorların Gözleri: II. Abdülhamid’e Berlin Sefiri Tarafından Önerilen Filmler” başlıklı makalesi, doktora tezi yazan Arş. Gör. Burçin Kalkın Kızıldaş’a ait “Taşrada Kalan Erkeklikler”, Yrd. Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu’nun “Hafıza Mekânın Ölü Zaman Sızıntısı: Mustang”, doktora aşamasında olan Arş. Gör. Aynülhayat Uybadın’ın “Ev Kadınlarının Sanat Filmlerini Anlamlandırma Süreci Üzerine Bir Alımlama Çalışması: Hayat Var Örneği” ve dergimizde ikinci kez yazar olan Doç. Dr. Özlem Oğuzhan’ın “Gerilim Sinemasının Bir Alt Türü Olarak ‘Ev İstilası’” adlı makaleleri var. Yine dergimizde ikinci kez yazısı çıkan Dr. Coşkun Liktor “The Ghosts of Female Gothic”, ayrıca Arş. Gör. Dr. Özge Güven Akdoğan da “Comedy and Women: The Problem of Gender in Hokkabaz” adlı İngilizce makaleleri yazdılar. Gördüğünüz gibi farklı düzeylerden çok sayıda yazar ve hakem sürecinden geçmiş her biri farklı konulara odaklanan, farklı kuramsal yaklaşımları ya da kavramları temeline alan çok sayıda nitelikli makalemiz var. Ayrıca başından beri Yayın Kurulu üyemiz, halen Ankara Üniversitesi’nin lisansüstü programına katkılarını sürdüren Prof. Dr. Seçil Büker’in “Dolana Dolana Erkek Hikâyeleri: Sarmaşık” adlı yazısı da diğer yazılar gibi çok ilgi çekecektir. Doktorasını yapan Sıla Levent de bu sayıda üç yeni kitabı “Sinemanın İyileştirici Gücü: Saklı Yaraları Onarmak” adlı yazısıyla analiz etti. Tüm yazarlarımıza ve tüm hakemlerimize çok teşekkür ederiz.

Bu sayıdan başlamak üzere iki sayı boyunca (bahar ve güz) tüm hakemlerin listesini (yılın son sayısında) arka sayfalarda bulabilirsiniz. Ayrıca Apa sistemine göre Türkçe yazıma uysun diye düzelttiğimiz birkaç yazım kuralı oldu, onları da hem arka sayfada hem de sitemizde bulabilirsiniz.

Bazı yazıların son kontrolünü yapan Aslı Gön ve Bahar Altay’a çok teşekkür ederim. Elbette editör yardımcılarım olmasa bu dergi olamazdı, Tuğba Öcal ve Emre İzgi’ye ne kadar teşekkür etsem az. Bu sayının tasarımında emeği geçen, önceki sayıda olduğu gibi Tuğba Öcal oldu. Her zamanki gibi İngilizce özetleri denetleyen titiz dil editörlerimiz Finlay McQuade ve Lynne Giallombardo’ya çok teşekkür ederim.

Gelelim üzücü bir habere. Yola birlikte başladığımız Dipnot yayınevi ile son birlikteliğimiz; bu sayıdan sonra yollarımız ayrılacak; başka bir yayınevi ile yola devam edeceğiz. Başından bu yana, 2010 yılının Bahar ayında (Mart’ta) çıktığımıza göre hazırlıklara 2009’da başlamışız demektir, en azından yedi yıldır birlikte çalıştığımız Emir Ali Türkmen’e ve Ankara’nın küçük, sıcak, sorumlu ve güzel yayınevi Dipnot’a, çok satmayacağını bildiği halde bize kapılarını açtığı için ve bugüne kadarki özenli çalışması için çok ama çok teşekkür ederiz. Keşke dergimiz daha çok satın alınsa, paylaşılsa ve yayınevi değiştirmek zorunda kalmasaydık. Ama 2017’nin bahar sayısı, artık başka bir yayınevinden çıkacak, derginin yayın politikası bu değişiklikten etkilenmeyecek.

Daha huzurlu, barışçıl, güzel zamanlarda ve yine dolu dolu dergilerde buluşabilmek dileğiyle…