sinecine ISSN: 1309-5838

sinecine 2 (2) Editörden

Ahmet Gürata’nın Sunuşu 

sinecine: Sinema Araştırmaları Dergisi ikinci yılında dördüncü sayısına ulaştı. Yola çıkarken sinema araştırmaları alanında akademik saygınlığa sahip, sinema kültürüne katkıda bulunacak bir dergi hedeflemiştik. Yayın ve danışma kurulumuz, editör yardımcılarımız ve yazarlarımızla bu hedefe ulaşmak için çaba harcıyoruz. Dileğimiz bu çabanın karşılığını bulması ve derginin giderek daha geniş bir kesime ulaşması.

Elinizde tuttuğunuz sayıya gelince, sinemada üslup, modernlik, tür, söylem ve temsil konularına odaklanan üç makalemiz var. Özlem Özdemir’in “Yeni Dönem İslami Sinema ve Modernlik: Geleneksellik Sınırında Üslup Arayışı” başlıklı yazısı, beyaz sinema olarak da adlandırılan din konusunu merkezine alan filmlerin üslubunu ele alıyor. Özdemir, bu tarz filmlerin yakın dönemli iki örneğini, Anne ya da Leyla (Mesut Uçakan) ve The İmam’ı (İsmail Güneş), modernlik ve geleneksellik ekseni üzerinden değerlendiriyor. Yazıda ayrıca benzer temalı filmlerin bir akım oluşturup oluşturmadıkları da tartışılıyor.

sinecine’nin ikinci sayısında bir yazısına yer verdiğimiz Serhan Mersin bu kez Kurtuluş Savaşı’nı konu alan filmlere bakıyor. “Kurtuluş Savaşı Filmleri ve Milli Hamaset” yazısında Mersin, Kurtuluş Savaşı ile ilgili romanlar ve filmleri ele aldıkları temalar açısından karşılaştırıyor. Yazı bu filmlerin ulusal kimliğin inşasında oynadığı rolü değerlendiriyor ve söylemlerini tartışıyor.

A. Deniz Morva Kablamacı’nın “Bu Fabrika Bizim: Karanlıkta(n) Uyananlar’da İşçi Sınıfının Temsili” başlıklı yazısında sinemada işçi ve sınıf mücadelesi konusuna değiniyor. Hannah Arendt’e göre, “toplumsal düzen kendi kendinden utanır, bu nedenle de emeği hep gizlemeye çalışır”. Bunun bir yansıması olarak sinemada emeğin temsilinin hep sınırlı kaldığını söyleyebiliriz. Türkiye’de bir istisna sayılabilecek Karanlıkta Uyananlar’ı günahları ve sevapları ile yeniden değerlendirmekte yarar var.

Bu sayıda ayrıca, sinema araştırmalarında önemli bir ismin Francesco Casetti’nin geniş yankı uyandıran “Sinemasal Deneyim” yazısına yer verdik. Defne Kırmızı tarafından çevrilen yazısında Casetti, izleme deneyiminin sinema salonlarından başka mecralara kaydığı günümüzde bir sorgulamanın kapılarını aralıyor: Bu yeni gelişmeler karşısında sinema araştırmaları kendini nasıl konumlandırmalı? İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

Değini köşemizde ise, Umut Kocagöz belgesel sinemanın görülmeyeni gösterme ve açığa çıkarma çabasını sorunsallaştırıyor. Kocagöz, kendinden farklı olana odaklanmakla birlikte belgeselin alışılagelmişin dışında eleştirel bir üslup segileyebileceğini savunuyor.

sinecine önümüzdeki sayısında, dünyada ve Türkiye’de sinema araştırmalarının geçmişine ve içinden geçmekte olduğu dönüşüme odaklanmayı planlıyor. Bu konuda hazırlayacağımız dosya için dergi yazım kurallarına uygun yazılarınızı bekliyoruz. sinecine’nin kurucu editörü olarak ilk üç sayıyı yayına hazırlayan S. Ruken Öztürk, bu sayıda da yardımlarını bizden esirgemedi. Dördüncü sayıyı onun deneyimleri ve yönlendirmesi mümkün kıldı. Öztürk’le birlikte, gayretli ve özenli editör yardımcılarımız Aslı Ekici ve Pınar Yıldız’a çok teşekkür ederim.