sinecine ISSN: 1309-5838

Sinema ya da İlahi Aşk: İslami Sinemada Tasavvufi Yolculuklar

Öz

1990’lar başındaki parlak döneminin ardından ivme kaybeden İslami Sinema, 2000’li yıllarda bir değişim içine girer. İslami kimliklerinden dolayı dışlandıklarını düşünen yönetmenler daha ılımlı, daha modern, daha kitlesel bir sinema yapma arzusuyla Tasavvuf Felsefesi’ni ve İlahi Aşk temasını izlek edinmiştir. Acının dilini kullanan patetik-İslami kahramanlar yeni dönemin metafizik -İslami kurmacasıyla uyum içindedir. Ama yönetmenlerin  kitlesellik, entelektüelite ve  “yeni bir üslup arayışı” onları sinemada zaman zaman da trajik ve epik kahramanlara benzetir. Bu paradoksal bir arayıştır. Çünkü, İslami sinemacıların “ötekilik endişesiyle” bir uzlaşı alanı olarak gördükleri Tasavvuf Felsefesi içinde “trajik  kahraman” hayat bulamaz. Bu yazı da, “İlahi Aşk”ın bu çerçevede, bir “arayış” ve “imkansızlık” olarak İslami sinemaya nasıl yansıdığı üzerinedir.

Anahtar Sözcükler: Epik kahraman, ilahi aşk, İslami sinema, İslami filmler, İslami kurmaca, metafizik, patetik kahraman, tasavvufi yolculuk, trajik kahraman

Geri